Menüde aşk var.

Dünya kupasının benim kitap okumama katkıları çok fazla.  5 dakika maça bakayımlar hiç bitmediği için bizim evde benim elime kitabımı alıp yeşil saha manzaralı kitap okuduğum 90 dakikalar çoğunlukta. Arada bir sıkılmıyorsun di mi sorularına cevap bile veremeyecek kadar dalıyorum kitabıma.

Bu hafta sonu Nicolas Barreau’nun menüde aşk var kitabı vardı kitap kulesinde sırada. Paris’in daracık sokakları, ünlü cafeleri ve restoranları arasında geçen güzel bir aşk hikayesiydi. Çabuk bitti. İçinde veya sonunda yemek tarifi olan kitaplara bayılıyorum ben. Bu kitabın sonunda da aşk menüsü tarifi var. Kan Portakallı parfe’yi mutlaka yapılacaklar listesine koydum bile.

Gelelim kitabın konusununa babasının ani ölümü üzerine Paris’te küçük restoranlarını işletmeye başlayan Aurelie’i erkek arkadaşı terk eder. Soğuk ve yağmurlu bir kasım ayı şans eseri girdiği bir kitapçıda aldığı roman onun restoranını ve ona çok benzeyen bir kadını anlatmaktadır. Yazarın peşine düşen Aurelie’ye bu macerada kitabın yazarının editörü, en yakın arkadaşı ve de mezarlıkta tanıştığı bir hanım eşlik ediyor.

Kitabı açar açmaz şu cümle ile karşılaşıyorsunuz: Mutluluk,astarı parçalanmış kırmızı bir paltodur. Doğan kitaptan çıkan bu kitap yazarın yarı alman olması nedeniyle Almanca orjinalinden Gül Gürtunca tarafından çevrilmiş. Bana isminden dolayı Fransız çağrışımı yapmıştı. ayrıca aynı yazarın hepsi Paris’te geçen başka kitapları da varmış ancak hepsi henüz Almanca. Türkçe’ye çevrilmesini bekliyoruz.

Bol okumalı haftalar

 

Benzer Yazılar

About kitapokuyankiz

Çantasında kitap yokken kendini çıplak hisseden bu yüzden minik çantalar kullanamayan, kitapevlerinde kendini kaybeden kitap okumak kadar yazmayı da seven biri. Burada okuduklarını ,okuduğu yerleri ve okurken yediklerini paylaşıyor. Kitap okuyan kızın kişisel bloğu Zeya’yı okumak için tıklaynız.
This entry was posted in Kitaplar. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *